Resulullah'ın vefatından sonra Abbas ve Ebu Sufyan b. Harb, Hz. Ali'ye biat etmek için geldiğinde onlara şöyle buyurdu:

-Fitnelerden korunmanın yolları
-İmam Ali'nin (a.s) sessiz kalmasının felsefesi
Resulullah'ın vefatından sonra Abbas ve Ebu Sufyan b. Harb, Hz. Ali'ye biat etmek için geldiğinde onlara şöyle buyurdu:
"Ey insanlar! Fitne dalgalarını kurtuluş gemisiyle aşın, nefret yolundan ayrılıp gurur tacını başınızdan atın. Kana­dıyla uçan (yeterli taraftarlarıyla kıyam eden) kurtulur ve teslim olan (yeterli taraftarı olmadığından inzivaya çekilen) halkı rahatlığa kavuşturur. Bu (yeterli taraftar olmadığı halde iddia ettiğiniz kıyam) kokmuş ve rengi değişmiş bir sudur. Yiyenin kursağında düğümlenen bir lokmadır. Vakti gelmeden ham meyveyi devşiren, başkasının topra­ğına tohum ekene benzer.

Konuşacak olursam hükümet hırsına kapıldığımı söylü­yorlar. Susacak olursam ölümden korktuğumu iddia edi­yorlar. Heyhat! Başımdan geçen bunca sayısız zor ve ağır olaydan sonra mı ölümden korkacağım. Allah'a andolsun ki Ebu Talib'in oğlunun (Ali'nin) ölümle ünsiyet ve dost­luğu çocuğun anne memesine olan ünsiyet ve dostluğun­dan daha çoktur. Ama ben şu anda gizli ilimlere daldım. Öyle ki eğer bildiklerimi açığa vuracak olursam derin ku­yuya sarkıtılmış ip gibi titrer, ızdırap içinde kıvranırsınız."